Yeterince İyi Ebeveyn Olmak Üzerine

  Hata yapmaktan korkmayan ebeveynler, daha esnek ve mutlu çocuklar

 

  Bu konu, hepimizin çoğu zaman aşina olduğu ancak genelde üzerine pek de düşünüp konuşmadığımız bir konu...

  Yaşadığımız hayat rekabeti, iyi olmayı, iyi olanın kazanabileceğini ve kazanmanın hayati olduğunu bize vurgulayan bir sistem ve dolayısıyla biz çocuklarımız için en iyisini dilerken ister istemez bu sistemin dili ile düşünüyoruz.

  Evet onlar ‘mükemmel’ olmalılar ki bu sistem içerisinde yaşamaya devam edebilsinler. Tabii sonrasında yapılan çalışmalar sadece gözüken, somut olan, elle tutulabilen, ölçülebilen öğelerin huzurlu ve doygun bir hayat sürebilmek için yeterli olmadığını, gözükmeyen, ölçülemeyen ruhsallığımızın da işin içinde olduğunu bize söylüyor.

  Aslında yetiştirmeye çalıştığımız mükemmel çocuklar bizim mükemmel anne-baba olmamıza vesile olacaklar. Bu noktada size ‘Yeterince İyi – Good Enough’ ebeveynlikten bahsetmek istiyorum. Yeterince iyi – good enough ebeveynlik kavramını ilk olarak kullanan Bruno Bettelheim olmuştur. Bu kavram psikoanalist Donald Winnicot’un yeterince iyi anne – good enough mother kavramından gelmektedir. Dr. Peter Gray, ‘The Good Enough Parent is the Best Parent – Yeterince İyi Ebeveyn En İyi Ebeveyndir’ adlı makalesinde bu kavram hakkında maddeleri Bettelheim’a referans vererek şu şekilde maddeleştirir;

  • Yeterince iyi ebeveynler mükemmel olmaya çalışmazlar ve çocuklarından mükemmellik beklemezler. Çünkü insan varoluşunda mükemmel olmak diye bir şey yoktur. İnsanlar hata yaparlar ancak eğer biz mükemmellik beklersek bu hatalar için suçlayacak birilerini bulmak zorunda kalırız. Ebeveyn eğer kendisini olduğu gibi kabul ederse çocuk da eder.
  • Yeterince iyi ebeveyn çocuğuna saygı duyar ve kim olduğunu anlamaya çalışır. Bunun için çocuğun ihtiyaçlarını ve isteklerini anlamak konusunda hassas davranırlar.
  • Çocuklarının çocukluk deneyimlerine, gelecekteki yetişkin olma hayallerinden daha fazla ilgi gösterirler.
  • Çocuğumuzun mutlu, sağlıklı, etik değerleri olan bir yetişkin olmasını isteriz ancak çocuğun geleceği onun sorumluluğundadır. Bizim sorumluluğumuz olan kısım onun tatmin edici bir çocukluk yaşamasını sağlamaktır. Ebeveyni ile ilişkisinde güveni hisseden, yeterince desteklenmiş, güven verilmiş, oyun oynamasına, araştırmasına, merak etmesine izin ve imkan verilmiş çocuklar daha mutludurlar ve büyük ihtimal daha mutlu bir yetişkin olurlar.
  • Çocuğun ihtiyacı neyse onu sağlarlar, daha azını ya da daha fazlasını değil.
  • Yeterince iyi ebeveynler ‘son çıkan ebeveynlik trendlerini’ ya da ‘uzman’ görüşlerini körü körüne takip etmezler. Gerekli olursa kendilerini ya da çocuklarını yeterince tanıyan kişilere danışırlar. Amaçları, çocuklarının başarmak istedikleri her ne ise o konuda onları desteklemektir. Yoksa dünyaya ne kadar mükemmel ebeveyn olduklarını gösterip kendilerini her türlü eleştiriden korumak değildir.
  • Ebeveyn-çocuk ilişkisi kimi açıdan eşit ve kimi açıdan da eşit değildir. Ebeveynler daha fazla bilgi sahibidirler, bir şeyleri halletmek konusunda daha iyidirler, daha olgundurlar. Çocuğu anlamak ebeveynin işidir ancak ebeveyni anlamak çocuğun işi değildir.

     Çocuğumuzu olduğu gibi kabul etmek, onunla empati kurabilmek, varlığını saygı ile karşılamak ve ihtiyaç duyduğunda orada olabilmek çok kıymetlidir ve ancak kendimizle ilişkimizde tüm bunları sağlıyorsak çocuğumuzla da sağlayabiliriz.